Avrupa otomotiv sanayisini temiz ve rekabetçi bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan kapsamlı bir politika paketini…

Avrupa Komisyonu, Avrupa otomotiv sanayisini temiz ve rekabetçi bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan kapsamlı bir politika paketini kamuoyu ile paylaştı. Otomotiv Paketi kapsamında birçok alanda atıfta bulunulan “Made in EU – AB’de Üretilmiştir” vurgusu korumacı bir çerçeve çizerken, Türkiye otomotiv sanayisinin ihracatı ve ülke ekonomisi açısından önemli riskleri ön plana çıkartıyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, “Made in EU’ tanımının ne olacağı ülkemiz için büyük önem taşıyor. ‘Made in EU’ tanımı ilk aşamada otomotiv sanayisini etkileyecek gibi görünmekle birlikte ilerleyen süreçte tüm sanayi politikasına yön vererek diğer tüm sektörlere de yansıyacaktır. Ülkemizin yatırım ortamı ile mevcut yatırımlar açısından büyük risk teşkil eden bu tanıma Gümrük Birliği ve aday ülke konumu vesilesiyle Türkiye’nin de dahil edilmesi ülkemiz ekonomisi açısından hayati önem taşıyor” dedi.
OSD Başkanı Eroldu, bir süredir dikkat çekmekte oldukları “Made in EU” yaklaşımının Otomotiv Paketi’nde emisyon azaltım hedefleri, küçük elektrikli araç üretimi ve satışı, kurumsal araç filolarının yenilenmesi gibi birçok teşvik alanında ön koşul olarak vurgulanmasından endişe duyduklarını altını çizerek,“ Avrupa Komisyonu, AB otomobil pazarının yüzde 60, hafif ticari araç pazarının yüzde 90’ını oluşturan Kurumsal Araçlar için sıfır veya düşük emisyonlu, ‘AB’de Üretilmiş’ araçlara yönelik özel mali teşvikler planlamak niyetini net olarak ortaya koymuş durumda. Burada ‘AB’de Üretilmiş’ tanımının ne olacağı kritik önem taşıyor.
Komisyon tarafından 28 Ocak 2026’da görüşe açılması öngörülen ‘AB’de Üretilmiş tanımı ilk aşamada otomotiv sanayisini etkileyecek gibi görünmekle birlikte ilerleyen süreçte tüm sanayi politikasına yön vererek diğer tüm sektörlere de yansıyacaktır. Ülkemizin yatırım ortamı ile mevcut yatırımlar açısından büyük risk teşkil eden bu tanıma Türkiye’nin de dahil edilmesi ülkemiz ekonomisi açısından hayati önem taşıyor” dedi.