Otomotiv Satış Sonrası Sektörü Yeni Bir İklim Değişimi Yaşıyor

Satış Sonrası Sektörü İçin 2026, Yaraların Sarıldığı Bir
Yıl Olmak Zorunda

 

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), üyeleri ve sektör
temsilcilerinin katılımıyla 2025 yılının son toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda
sektörün içinde bulunduğu yeni döneme ve önümüzdeki yıllara ilişkin
değerlendirmelerde bulunan OSS Derneği Başkanı Ali Özçete: “2023 yılı sektör
açısından olağanüstü bir yıldı. Pandemiden çıkışla birlikte ertelenmiş talep hızla
devreye girdi; bakımlar yapıldı, araçlar yenilendi ve olması gerekenden çok daha
yüksek bir iş hacmi oluştu.

Ancak asıl hata, 2023’ü normal kabul etmekti” dedi.

Özçete, 2024 ve 2025’in kötü yıllar olmadığını ancak artık yeni normallerin
devrede olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Bugün yaşadığımız tablo,
beğensek de beğenmesek de yeni normal. Daha pahalı işçilik, daha sıkı rekabet,
daha düşük marjlar ve daha seçici bir müşteri profiliyle karşı karşıyayız. Eski
alışkanlıklarla bu yeni dönemi yönetemeyiz. Bu bir başarısızlık değil; açıkça bir
iklim değişimi.” Dedi. Sözlerine devam eden Özçete: “Avrupa pazarlarında
yaşanan daralma, küresel hedeflerin Türkiye gibi görece canlı pazarlara
yönlendirilmesine neden oldu.

Bu durum, Türkiye’de faaliyet gösteren sektör
paydaşlarının daha yüksek büyüme beklentileriyle karşı karşıya kalmasına yol
açtı. Son 3–4 yıldır Türkiye’de sıfır araç satışlarının rekor seviyelere ulaştığını
hatırlatan Özçete,“2024’te satılan yaklaşık 1,2 milyon aracın büyük bölümü 2026
yılında garanti kapsamından çıkacak. Bu; bakım, onarım, servis ve yedek parça
demek. Yani bu sektörün işi bitmiyor, asıl şimdi başlıyor. 2023’ü geride
bırakıyoruz, 2024–2025’i doğru okuyoruz ve 2026’yı akılla, dengeyle ve birlikte
inşa ediyoruz” dedi.

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), yılın son üye toplantısı
geniş bir katılımla gerçekleştirdi. OSS Derneği üyelerinin yanı sıra sektör
temsilcilerini de bir araya getiren etkinlik, OSS Derneği Genel Sekreteri Emirhan
Silahtaroğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Ardından Derneğin Yönetim Kurulu
Başkanı Ali Özçete, 2025 yılını değerlendirdi ve 2026 için öngörülerini paylaştı.
“2023’ü geride bırakmalıyız”

Sektörün fotoğrafını dürüstçe çekmek için bir araya geldiklerini vurgulayan Ali
Özçete, “Önümüze aklı başında bir yol haritası koyabilmek için buradayız. 2023 yılı
sektör açısından olağanüstü bir yıldı. Pandemiden çıkışla birlikte ertelenmiş talep hızla
devreye girdi; bakımlar yapıldı, araçlar yenilendi ve olması gerekenden çok daha
yüksek bir iş hacmi oluştu.

Ancak asıl hata, 2023’ü normal kabul etmekti” dedi.
Özçete, 2024 ve 2025’in kötü yıllar olmadığını ancak artık yeni normallerin devrede
olduğunu belirterek şöyle devam etti:“Bugün yaşadığımız tablo, beğensek de
beğenmesek de yeni normal. Daha pahalı işçilik, daha sıkı rekabet, daha düşük marjlar
ve daha seçici bir müşteri profiliyle karşı karşıyayız. Eski alışkanlıklarla bu yeni
dönemi yönetemeyiz. Bu bir başarısızlık değil; açıkça bir iklim değişimi.”
“Avrupa’daki daralma hedefleri Türkiye’ye yöneltti”

Avrupa pazarlarında yaşanan daralmanın küresel dengeleri etkilediğini ifade eden
Özçete,“Avrupa pazarlarında yaşanan daralma, küresel hedeflerin Türkiye gibi görece
canlı pazarlara yönlendirilmesine neden oldu. Bu durum, Türkiye’de faaliyet gösteren
sektör paydaşlarının daha yüksek büyüme beklentileriyle karşı karşıya kalmasına yol
açtı” diye konuştu. 2025’in sektör açısından zorlu bir yıl olduğunu belirten
Özçete,“Eğer 2025 yaraların açıldığı bir yıl olduysa, 2026 bu yaraları sardığımız yıl
olmak zorunda. Bunu da ancak akılla, dengeyle ve gerçekçi beklentilerle yapabiliriz”
ifadelerini kullandı.

“İşçilik maliyeti kritik eşiği geçti”

Sektörde önemli bir yapısal değişime dikkat çeken Özçete, bugün birçok onarımda
işçilik maliyetinin parça maliyetinin önüne geçtiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Bu
durum ‘Do It Yourself’ eğilimini artırma riski taşıyor. Güvenlik, kayıt dışılık“Usta yoksa sektör de yok”
Özel servisler ve nitelikli usta bulma konusunda ciddi bir sorun yaşandığını dile
getiren Ali Özçete,“Yetkili servisler pahalı algılanıyor, özel servisler ise tüketici
gözünde yeterli güveni oluşturmakta zorlanıyor.

Yüksek maaşlara rağmen gençler bu
mesleği tercih etmiyor. Bu yalnızca bir maaş meselesi değil; itibar ve gelecek algısı
sorunu. Usta yoksa sektör de yok. Kendimize ayna tutmamız gereken yer tam da
burası” dedi. Üretici ve dağıtıcıların çoğu zaman yalnızca ürünü satmaya
odaklandığını belirten Özçete,“Yukarıda hedefleri yönetmeye çalışırken, aşağıda
ustanın, servisin ve gençlerin geleceğini kendi haline bırakıyoruz. OSS’nin varoluş
sebebi tam olarak burada başlıyor: Bu sektörü geleceğe doğru şekilde
konumlandırmak” ifadelerini kullandı.

“Asıl iş şimdi başlıyor”

Son 3–4 yıldır Türkiye’de sıfır araç satışlarının rekor seviyelere ulaştığını hatırlatan
Özçete,“2024’te satılan yaklaşık 1,2 milyon aracın büyük bölümü 2026 yılında garanti
kapsamından çıkacak. Bu; bakım, onarım, servis ve yedek parça demek. Yani bu
sektörün işi bitmiyor, asıl şimdi başlıyor. 2023’ü geride bırakıyoruz, 2024–2025’i
doğru okuyoruz ve 2026’yı akılla, dengeyle ve birlikte inşa ediyoruz” dedi.
FIGIEFA ile güçlü ve kurumsal bir iş birliğine sahibiz.

Konusmasında ayrıca Uluslararası Bağımsız Otomotiv Aftermarket Dağıtıcıları
Federasyonu (FIGIEFA) ile ilgili iş birliğine de değinen Ali Özçete, ‘’OSS Derneği
olarak, Yönetim Kurulunda yer aldığımız ve 18 ülkeden 19 ulusal dernek ile 5 satın
alma grubunu temsil eden Uluslararası Bağımsız Otomotiv Aftermarket Dağıtıcıları
Federasyonu (FIGIEFA) ile güçlü ve kurumsal bir iş birliğine sahibiz. ‘Made in EU’
gibi sektörümüzü ve Türkiye’nin yedek parça ihracatını doğrudan etkileyen kritik
başlıkların Avrupa düzeyinde ele alınması, Türkiye’nin konumunun doğru şekilde
anlatılması ve görünür kılınması açısından FIGIEFA üzerinden Avrupa kurumları ve
Avrupa Parlamentosu nezdinde temas kurulmasını önemli ve somut bir imkân olarak
görmekteyiz’’dedi.